29 Ocak 2015 Perşembe

DUA YERİ VE ZAMANI

   

                  ..............BİSMİLLAHİRRAHMENİRRAHİM                                                    


      De ki;Eğer Duanız olmasa Rabbiniz size ne diye ehemmiyet versin.(Furkan.S,77)Resüli ekrem''Bir mümin ellerini kaldırıp dua ettiği vakit,Allahü teala o kulun ellerini boş çevirmekten haya eder''der.Dua etmeyene, Allahü teala gazap eder.Şeyh Muhyiddin Arabi derki;Dua;hakkın emrini yerine getirmektir. Çünki cenabı hak:Bana dua edin,Ben size icabet edeyim, buyuruyor.Duanın kabul olup olmayacağını kendisi bilir.Dua ibadetin özüdür, iliğidir. Öyle ise;Nerde ne zaman nasıl dua etmeliyiz:Biz  Müslümanlar  olarak,akşam yatağımıza girdiğimizde,Rasulallahın sünnetine uygun olarak, Sağ tarafımıza ve sağ elimizi sağ yanağımızın altına koyarak ve ayaklarımızada hafif toplayarak(anne karnındaki çocuğun durumu gibi) yatmalıyız.Üç kez''Estağfirullah el azim el kerim ellezi la ilahe illahu el  hayyül kayyum ve etübu iley'' demeliyiz(bu istiğfarla günahlar denizin köpüğü kadar olsa affedileceği söylenmiştir).Sonra Fatiha,Ayetel kürsi,kefürun,üç ihlası şerife,felak ve naas süreyi celilelerini okuyup,başta Peygamber efendimiz olmak üzere,diğer peygamberi zişan efendilerimize ve peygamber efendimizin tüm ashabına,ehli beytine, ezvacı tahiraat'ın ruhlarına,Ahirete göçen ana,baba,dede,ebe gibi tüm büyüklerimizin ve ahirete göçen tüm akrabayı taalukatın ruhlarına ve dahi tüm mümünlerin ruhlarına bağışlanmalı(akşam yatmadan önce üç ihlası şerife okunması halinde Allahın o kulundan razı olacağı bildirilmiştir.),ve dahi;Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala cemiil enbiyai velmürselin.

Okumalıyız(Böyle selavatı şerife ile, başta paygamber efendimiz olmak üzere,tüm peygamberlerin razı olacağı bildirilmiştir),ayrıca; Allahümmafirli velililmüminine vel müminat velil müslimine vel müslümat,okumamız halinde tüm mümünleri memnun etmiş olmakla azim bir sevap kazanmış oluruz.

Geceleri imsakdan önce kalktığımızda,hemen La ilahe illallahu vehdehu la şeri keleh,lehülmülkü ve lehül hamdü ve hüve ala kulli şeyin kadiir. Sübühan Allahi velhamdülillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber.Vela havle vela kuvvete illa billahil aliyül azim.okuduktan sonra; Allahümmağfirli verhamni ver zukni vehdini ve affini,okunursa hem dünyamız için hemde ahiretimiz için dua etmiş oluruz.Ve inşaallah en azından iki rekatda teecüd namazı kılarız ve Sübhan Allahi ve bihadihi zikri şerifini bu vakitte en az 100 kez söylemeliyiz Sabah Namazıyla birlikte yapılması gereken tesbihatları yapmamız gerekir. Bunlar zaten dua kitaplarında var.Sabah namazı tesbihatından sonra;üç kez Euzü billahimimineşeytanirracim Bismillahillezi lee yedurrü measmihi şeyün fil ardı velaa fi semaai ve hüve semiul alim İnnehu min süleymane ve innehu bismillahirrahmenirrahim(üç kez) sonrada,Haşir süresinin sonunu ve Hadid süresinin başından: Hüvel evveli vel ahiri vel zahiri vel batnı ve hüve bi külli şeyin alim

okumalıyız ve üç ihlası şerife üçer kezde felak ve nas  Sureyi celileri okunursa,İnşaallah tüm arzi ve semavi felaketlerden ve dahi her türlü insi ve cinni şeytanların şerrlerinden Allahın izniyle muhafaza olmuş, oluruz. Ayrıca;Göçük altında kalmakdan, felçten, cüzzamdan ve Rabbimizin bildiği bizim bilemediğimiz bir çok nusübetten korunmuş oluruz.

İnşaalah(bu dua yazı dile ile uzun gelebilir fakat ezberlenince çok kolay olduğu görülür).Gün içinde  herhangibir tehlike ile karşılaştığımızda''fallhu hayrun hafıza ve hüve erhamürrahimin(Yusuf suresi:64) ve devamla'' inneke ala kulli şeyin kadir''. okumalıyız.Eğer bir rızık beklentimiz varsa;Ya mün'im,ismi şerifini içimizden sürekli bir çok kez tekrarlamalıyız.Eğer; bir kısmet,Şans ve baht açıklığı beklentimiz varsa;''Allahümme ya müfettihel ebvap,veya müsebbibel esbab iftahlena hayral bab inneke entel kerimül cevvadül vehhab(evlenmek isteyenlerde  bu duayı tekraren bir çok kez söylemeleri tavsiye edilir.) Bir başka dua;sınavlara girmeden önce veya bir derse başlarken dersi iyi anlamak için;''Rabbi zidni ilmen ve fehmen ve el hıkni bi salihin, Rabbişrahli sadri ve yesirrli emri vahlul ukdeten  Min lisani yefkahu kavli,Ya Hafiz,Ya Rağıp,Ya Allahu,Ya Nasır, Rabbi yesir vela tuasir rabbi temim bil hayyır, Allahümme müftehlana bil hayır vaktin bil hayır''Okumalıyız Bir toplulukdan kalkınca; sübühaneke Ve bi hamdike eşhedü enla ilahe illa ente estağfirüke ve etü bileyke,Gün içinde bir zorluk veye müşgil bir durumla karşılaşıldığında ise; 'Bismillahirrahmenirrahim   vela havle vela kuvvete illa billahil aliyül azim. vela mence minallahi illa ileyh,(101) kez söylenmesi  tavsiye edilmiştir).Gün içinde olası nüsübetlerden korunmamız için''Allahümme inni Esselüke bi ficüatil hayır ve Eüzibike bi ficüati şer''(Hulisi Yahyagil ağbeyin tavsiyesi.)Allah ondan razı olsun.Amin.Namazlarımızın son tahhiyatlarda ve namazlarımızdan sonraki Dualarımızdada ''Rabbena atina fiddünya haseneten ve fil ahireti haseneten ve gına azabennar''(Ey Rabbimiz,bize dünyada hasene ver,ahiretede hasene ver ve bizi cehannem azabından koru) sık sık okuyalım Fahrüddini Razi.r.a.''Bu dua,dünya ve ahiretin hayrını toplamıştır''der.''Rabbi hebli hükmev ve el hiğni bissalihin.'' (şuara,83).Birde sabaları erken saatlerde ''Allahım bugünü senin lutfuna eriştiğim bir gün kıl''diye dua edersek inşaallah o günümüzde Rabbül alemin bize razı olacağı bir amel işlememizi nasip eder.Resüli ekrem efendimiz:Üç kişinin duasını Allahü tealanın kabul etmesinde şühe yoktur.

     Biri anne ve babanın evlatları hakkındaki duaları,

     Misafirin ev sahibi hakkındaki duaları ve

     Haksızlığa uğrayan mazlumların zalimler hakkındaki dualarıdır. Der,Dualarımıza başlarken selavatü şerife ve besmele ile başlayıp, yine dualarımızın sonunu selavatü şerife ile sonlandırmalıyız.Allahümme salli ala seyidina Muhammedin ve ala ali seyidina ve nebiyyina Muhammed,Bi adeti zarratıl kainat ve mürekkebetia Allahümme veh'fezna min şerri nefsi ve şeydanı ve minn şerri cinni vel insan ve minn şerril bidati ve dalalati vel ilhadı ve tuğyan.Ey Allahım;Sevdiğin ve Razı olduğun söz ve amele afiyet içerisinde beni muvaffak eyle amin.Allahümme salli ala seyidina muhammedin ve ala cemiil enbiyai ver mürselin.Bu kadarla iktifa edildi,Dua ile ilgili zaman ve mekanlar daha önceki yazılrımızda belirtildi...

                ****SELAM VE DUA İLE****

27 Ocak 2015 Salı

EMRİ BİL MAARUF NEHYİ ANİL MÜNKER

        BİSMİLLAHİRRAHMENİRRAHİM
    
         Allah'ın emrettiğini emredip yasak ettiği kötülüklerden men'etmek üzere Allahu teala: ''sizden,iyiye çağıran,uygun olanı emreden ve fenalıktan men eden bir ümmet bulunsun.İşte başarıya ulaşanlar yalnız onlardır.(Ali imran:204)Bazı Alimler derlerki,Bu ayetlet;Marufu emredecek, münkerden nehyedecek alimleriniz bulunsun. Çünki marufu emretmek ilim işidir. Bunun için marufu emretmek ve münkerden nehyetmek farzı kifayedir.Bu görevin önemini beyan etmek üzere,Resülü Ekrem efendimiz,kim marufu emredip münkerden nehyederse, yeryüzünde Allahın halifesidir.Bu görevi terkedenler kuranı anlayamazlar''
buyurmuştur.Hz. Ebu bekir,(r.a.);Ya Rasulallah,düşmanla savaştan başka gaza var mıdır.Diye sordu; Resuli ekrem efendimiz ''Allahü Teala'nın yeryüzünde öyle gazileri var ki, bunlar şehidlerden çok daha üstündürler''
 buyurdu  Hz. Ebu Bekir,(r.a.)Bunlar kimlerdir Ya Rasülallah diye sordu,Rasülü ekrem:Marufu emredip münkerden  nehyedenlerdir.Nefsimi kudret elinde bulunduran Allaha yemin ederimki, cennette öyle köşkler vardırki,bunlar şehidlerin köşklerinden daha üstündür.Bunlar kızıl yakut ve yeşil zümrütten yapılmadır.Her çardağın üçyüz kapısı vardır ve her birisine üçyüz huri verilir. Huriler efendilerine;Bu nimetlerin size niçin verildiğini biliyormusunuz Bunlar,size dünyada marufu emredip münkerden nehyettiğniz için size verilmiştir derler.Huzeyfe bin yeman(r.a.),Diyorki; ''Öyle bir zaman gelecekki,o zamanda insanlara; ölmüş eşeğin kokan leşine tahammül,Emri bil maruf ve nehyi anil münkeri dinlemekten daha kolay ve ehven gelecektir''Bu zamanın şerrinden Allaha sığınırız. Yani demek istiyor ki ;Bir zaman gelece ki; ozamanda  kişilerin çoğunun kalbini dünya sevgisi öylesine kaplayıp bürüyeceki,
adeta dünya sevgisinden sarhoş hale gelmiş gibi olacaklar ve o kişilere ahiretten ve dini konulardan bahsetmek hiç bir fayda vermiyeceği ğibi,hasbel kader  manevi bir sohbet  ortamında bulunsalar, bu ortamdan, biran önce uzaklaşmak için can atacaklar.Hele birde onlara, Emlak piyasasından, araba fiyatlarından ve paradan ve dövizden bahset,bakalım gör ki kulak kesiliverirler,seni daha yakından dinlemek ve sana daha yakın durmak için can atarlar ...''Maksudun her Neyse mabudun odur.'' Büyüklerimiz tarafından denilmişki;Dört sınıf insan vardır.Bir kişi vardır;Hem bilir,Hemde bildiğini bilir.Böyle kişilere uyunuz.Bir kişi vardır Bilir fakat bildiğini bilmez.Böyle kişiler uykudadır. Onları sorularınızla uyandırın, Bir kişide bilmez, Fakat bilmediğini bilir. Böyle kişileri irşad edin(Emri bil maruf nehyi anil münker.yani nasihat edilecek kişiler).Bir kişide vardırki; Hem bilmez, hemde bilmediğini bilmez.Bu kişiler kara cahildir, bu kişilerdende uzak durun. 
       ''Emri bil Maaruf  Nehyi Anil Münker yapabilmek için;Mükellef olmak(akil baliğ), Müslüman olmak,birde kudretli olmak gerekir denilmiştir.İyiliği emretmek kötülükden'de nehyetmek, sakındırmak. Bir başka ifade ile, iletilmesi gereken bilgileri iletmek,ifşa etmek, tebliğ etmek, Rabbimizin yasaklarından'da sakındırmak olan,Emri bil maaruf Nehyi Anil Münker; Peygamberi zişaan efendilerimizin kuvvetli sünnetlerinden birisidir. Yani insanları irşad etmek. Peki,insanlık tarihi boyunca peygamber efendilerimizin bu sünnetleri nasıl uygulanmış; Şunu belirtmek gerekirki: peygamberlerin ümmetleri bu tebliğ vazifesini ifa etmek için,Dünyanın dört bir yanına dağılarak ve bu uğurda türlü eziyet ve sıkıntılara katlanarak. Her şeye rağmende, canları pahasınada olsa bu sünneti yerine getirmeğe çalışmışlardır.Bunun delili ise,Güzel ülkemiz Türkiyenin birçok illerinde  ve dünyanın bir çok ülkesinde Sahabe kabirlerinin bulunmasından belli.. Rabbimizin ilahi rahmetindendir ki, bir peygamberin şeriatı bozulmağa yüz tutunca, başka bir peygamberler gönderilmiş,ulaşım ve haberleşme araçlarının çok kısıtlı olduğu tarih çağlarında ayni dönemde değişik beldelere birden fazla peygamberler gönderildiği olmuştur. Peygamber efendimiz H.z.Muhammed Mustafa, Sallahü Aleyhi ve Sellem ise,Hatemül enbiya,en son gönderilen peygamber olduğu için,Rabbimiz yine ilahi rahmetindendir ki,Peygamber efendimizin vefatından sonra,her yüz yılda bir, onun Şerefli ve şanlı ehli beytinin soyundan yüz yılın mücedidini ve her bin yılın başında yine, bin yılın müceddidini göndermiş ve dahi ahir zamanda ise,Rasulallahın ehli beytinin soyundan
ahir zaman mehdisini r.a. (onikinci imam) göndermiştir.Kuran ve sünnetlerin tebliğ ve irşad görevi,görevli olarak gönderilen bu Feyizli ve faziletli kişilerlerle ve bu kişilerin yolundan giden cemaatler marifetiyle sürdürülmüştür.(Din Nasihattır.)Allah hepsinden razı olsun,bizleri şefaatlerine mazhar eylesin (amin)inşaallah.
    Günümüzde ise bu irşad ve tebliğ görevini daha etkin bir şekilde sıratı müstakim üzere olan cemaatlerle birlikte,Radyo, tv. ve İnternet gibi iletişim araçlarıylada yapılmaktadır. Bugün için bir kişi çıkıp tek başına ben irşad gibi çok önemli bir sünneti tek başıma yapacağım derse, bir neticeye varamıyacağı açıktır.konu ile ilgili bir öykümü anlatmak istiyorum:Benim çok sevdiğim samimi ve kalbi bir dostum vardı, Yaşı belkide babamdan büyüktü,beni görünce yüzünde güller açardı,
bir özelliğide bildiği doğruyu hiç çekinmeden insanların yüzlerine karşı doğrudan söylediği için insanlar,yanına yaklaşmağa ve dükkanına girmeğe pekte cesaret edemezlerdi. Her cuma günü aynı cammide buluşmağa çalışırdık.Bu muhterem dost,Allah Rahmet eylesin.Türkçe açıklamalı kuranı kerimin bazı ayetlerinin fotokopisini çektirip, çoğaltmış, bunları insanlara dağıtmağa çalışıyordu,
Fakat,Fotokopi çekerken,bir surenin devamı, başka bir surenin ayetinin fotokopisi  ile karıştırıldığı için değişik anlamlar çıkıyordu. örneğin; azap veye cehennemle biten tehdit ayetleri yerine rahmetle biten ayetler gelmiş Çok yanlış anlamlar çıkarılabilir. Tabiki bunu yaparken herhangi bir art düşüncesi kesinlikle yok.Niyeti halis.o muhterem bunu emri bil maaruf nehyi anil münkerin çok önemli bir ibadet olduğunu  bildiği için.canı gönülden yapmağa çalışıyordu.Tabiki bu durumu kendisine izah ettim.Bundan şu noktaya varmak istiyorum. Emri bil maaruf nehyi anil münkeri, işin ehline bırakmalı,eğer bizlerde bu peygamber mesleği olan sevaplardan hissemize düşeni almak istiyorsak,bu işlerle iştiğal eden cemaatlere dahil olmalıyız ve onların şahsi maneviyelerinden faydalanmalıyız.Her kim;bir cemaatin mal,can, gibi şeylerle yardımına koşarda,herhangi bir şekilde onların artmasına neden olursa onlardandır.Nehyi anil münkeri ise;İslamın yasak ettiği her türlü haram ve günahlarla mücadele diye özetleyebiliriz.Bu hususda denilmişdirki;El ile Emri bil maaruf Nehyi anil münker Devletin işidir.Dil ile veya Kalemiyle Emri bil maaruf nehyi anil münker alimlerin işidir. Bizler halk tabakası olarak ise;maddi ve manevi gücümüz yetiyorsa,tüm maddi ve manevi gücümüzle bu işin ehli cemaatleri ve kişileri desteklemekte kullanmalıyız. Yani günah ve haramlarla iştiğal edenlere karşı,en azından,en azından kalbimizden öfke duymak öfkemizi bu işlerde kullanıp,En azından taraftar olmamaktır.(Bizler öncelikle kendi nefsimize ve dahi sorumlu olduğumuz himayemiz altında bulunan aile efradımıza ve nazımızın geçtiği kimselere nasihatta bulunmalıyız),Her Müslüman yeri ve zamanına göre,işlenen günahlara ve islama ve müslümanlara zarar verenlere karşı,en azından hal ve davranışıyla tepkisini göstermeli. üstesinden gelebilecek ise,dili ile müdahale etmeli veyahudda gücü yetiyorsa eliyle o münkeri def etmelidir.(güç'ten maksat,bu bazen beden gücü olur,bazen makam ve yetki gücü olur,bazende maddi ve sosyal çevre gibi güç olabilir.İşte bu denli bir gücü varsa,islama ve müslümanlara gelmesi muhtemel zararları def etmelidir) Eğer,ilim sahibi bir kimse ise dili ile veya kelamiyle,münkere karşı mücadele etmeli ve müslümanların o zamandaki içine düştükleri çıkılması müşkil sorunlarını halletmeli, nasihatta bulunmalı ve müslümanları  islam dışı adet ve geleneklere karşıda korumalıdır.Bir müslümanın işlenen münkere karşı onu önleyecek gücü yoksa, en azından,günah işleyenlere karşı kalbiyle buğuz etmelidir. Günah işleyenlere yardımcı olmamalı onlara tarafdar olmadığı gibi,işlenen fiil ve  hareketlerini asla hoş görmemelidir.
     Şu hususuda unutmamak gerekirki;savaş ilan etmek Devletlerin görevidir. Eğer bir kişi veya kişiler, kendi kafalarına göre cihat yapıyorum diye insan öldürüp cana kıyıyorlarsa bu bir cinayettir. Yine; Ramazan ayının ilanı,ramazan ve kurban bayramlarının ilanı ile,Fetva vermek. Devletin işidir.bizler oruçlarımızı devletin ilan ettiği tarihlere göre tutarsak ve Bayramlarımızı devletin ilan ettiği tarihlerde kutlarsak mesuliyetten kurtulmuş oluruz,Bu gibi tüm kamuyu ilgilendiren işler Ulül emir yetkiside olan,Darül islam devletlerin görevidir.Biz Müsümanlar olarak,şeriat hükümlerine aykırı olmayan ulul emir talimatlarına ve hükümlerine  uymakla mükellefiz.           
              ****SELAM VE DUA İLE ****                                                            

20 Ocak 2015 Salı

NAMAZ TESBİHATI ( ALLAHÜ EKBER)

                                                          BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM                                                                                                                                                                                                             Namazlarımızdan sonra,33 kez tekraren söylediğimiz,tesbihlerden  ALLAHÜ EKBER;

(1):Kez söylediğimizde,Allah her şeyden daha büyüktür.

(2):kez sölediğimizde,Allahın benim ve hiç kimsenin namazına ve ibadetine ihtiyacı yoktur.(Namazlarımızda niyet edip ilk tekbirimizi alırken böyle niyet edebiliriz)

(3):kez tekrarımızda Allahın kimsenin yardımına ihtiyacı yoktur.

(4):ALLAH(c.c ) mahlukatına benzemekten yücedir.(5):Allahc.c.'a tüm mahlukatın sonsuz ona ihtiyacı vardır(Samed).

(6)Allahın,c.c. bir şeyi yaratmasıyla her şeyi yaratması arasında bir fark yoktur.

(7):Allah,c.c.her şeye gücü yeter ve o hiç yorulmaz  (8):Allah,c.c.Yaratmadada en büyüktür.ondan başkası canlı yaratamaz.

(9)Allah,c.c.İlimdede en büyüktür.Çünki insana ilimden çok az bir şey verilmiştir

.(10):Bir şeyden her şeyi yaratmak,Her şeyden bir şeyi yaratmak ancak Allah,c.c. mahsustur.

(11)Öldürmek ve diriltmek ancak allaha mahsustur.

(12):Rızık vermektede Allah,c.c En büyüktür.

(13):İnsan gibi muhteşem bir eseri ancak Allah,c.c.yapabilir.(14):Semamızdaki muhteşem sistemi ancak Allah,c.c yaratabilir.

(15)Toprak gibi basit bir maddeden,bu kadar nebatatı ancak Allah,c.c.Yaratabilir.

(16):Mahlukatının imdadına akılsız ve şuursuz olan,Havayı,suyu,Güneşi,ancak Allah.c.c. gönderebilir.(17):gökleri ve yeri bir birine uygun bir şekilde terbiye eden odur.

(18):ilk baharda Tüm nebadatı dirilten,canlandıran ancak o olabilir.

(19):Hastalığı verende o dur,Şifayı verende o dur. (20);Allah,c.c.Dilediğine mülk verir,dilediğindende,mülkü çekip alır.

(21):O isterse,aziz eder,isterse zelil eder.

(22):En büyük hüküm sahibi ancak Allah,c.c.dır.

(23):Allah dilediği her şeyi yapabilir.

(24):Allah,c.c.beni öldüreceği gibi diriltebirde.(26)Allah,c.c.kıyameti koparmaga gücü yeter.

(27):Allah,c.c.bu kainatı yok ettiği ğibi yeniden,ahiret olarak yaratmağada kadirdir.

(28):Allah,c.c.Tüm insanları haşretmeğe muktedirdir.(29):Allah,c.c.Tüm mahlukatını mahşer meydanına toplamğa kadirdir.

(30):Allah,c.c.İnsanların ve tüm mahlukatın hesabını görmeğe muktedirdir.

(31):Allah,c.c Cenneti ve Cehennemi yaratmağa ve dilediğini hesap sormadan cennetlerine ve dilediğinide cehenneme koymağa kadirdir.

(32)Allah,c.c.ve hüve ala külli şeyin alimdir.

(33):Allah,c.c.Ve Hüve Ala Külli Şeyiin Kadirdir.Bu ve benzeri şekilde, Aklımızda kaldığı kadarıyla, bu tesbihatlardan en azından birkaçını hatırlayarak veya herkes kendi ufkuna göre,Rabbimizin eserlerini ve eserlerindeki ince ve nazenin sanatını, fiil ve tasrrufunu tefekkür ederek tesbihat yaparsa inşallah daha feyizli olur...    

                  **** SELAM VE DUA İLE****

NAMAZ TESBİHATI (ELHAMDÜLİLLAH)

                                                                                                                                                                                                     BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM                               Namazlarımızdan sonrada; 33 kez söylediğimiz tesbihatlardan; ELHAMDÜLİLLAH:  demekle hamdimizi ve şükrümüzü nasıl ifade edebiliriz:

 (1):'irinci kez Elhamdülillah,demekle, Yarabel alemin Senin; zatınla, şuunatınla, sıfatlarınla, isimlerin ve fiilerinle birlikte varlığına birliğine hamdolsun. (Sen olmasaydın kainat ve mahlukat olmazdı).

(2):kez Elhamdülillah söylediğimizde; ya rabbel  alamin; Tüm mahlukatı yokdan yarattığın için sana hamdosun

 (3):kezde;Başta Habibullah olmak üzere tüm Peygamberi zişan efendilerimizi gönderdiğin için,Tüm peygamberi zişan efendilerimizin hamdeleri adedince,Sana hamdolsun

(4):üncü kezde;beni yokluk zulümat ve karanlıklarından,varlık alemine çıkardığın için   hamdolsun

(5):benim ve tüm insanların yaşamalarını sürdürebilmeleri için; Havayı, Suyu,  Güneşi ve diğer tüm niğmetleri yarattığın için sana hamdolsun.

(6):beni ve tüm mahlukatını hayvansal ve bitkisel rızıklarla rızıklandırıp,vücüdumuza göre ve vücudumuzuda rızıklara göre terbiye ettiğin için hamdolsun

 (7):Beni çocuklukdan gençliğe, Gençlikten olgunluğa ve yaşlılığa ulaştırdığın için,

(8):Beni müslüman olarak yarattığın için,

(9):Resulallaha ümmet olarak yaratığın için,

(10):Namaz kılmama ve diğer ibadetlerimi yapmama fırsat verdiğin için,

(11):Ya Rabel alemin bana vermiş olduğun maddi ve manevi tüm rızıklar için Hamdolsun.

(12):Müslüman bir toplum içinde doğduğum için,

(13):kuranı kerimin ve Resulallahın sünnetiyle bizleri tanıştırdığın için,Hamdolsun.

(14):Ya Rabel alemin benim bildiğim ve bilemediğim türlü bela ve nusübetlerden beni kurtardığın için sana tüm mahlukatın hamdeleri ve bir o  kadar daha hamdolsun.

(15):Sıhhat ve afiyet verdiğin için

(16):beni kendinden gayri kimselere muhtaç etmediğin için

 (17):Şeytan ve şeytanlaşmış insi ve cinni şeytanların hile ve tuzaklarından her defasında çekip kurtardığın için,Sana tüm ömür dakikalarım ile Vucudumun Zerrelerinin çarpı adedince hamdolsun.

(18):Göz,kulak,kol,ayak organlarımı eksiksiz olarak yarattığın için tüm organlarımın hikmetleri kadar hamdolsun

.(19):hastalıklarıma her defasında sağlık ve afiyet verdiğin için (20):Bana ibadetlerimi  yerine getirecek kadarda olsa ilim verdiğin için Hamdolsun

(21):Ya Rabbel alemin son nefesimde  beni yine yokluk karanlıklarına düşmekten ancak sen kurtarabileceğin için,sana hamdü senalar olsun.Baki ancak sensin,baki olana ise,baki aynalar gerek.

(22):Kabir karanlıklarından ve kabir azabından  ancak sen yardım edip beni kurtarabileceğin için,El aman,El aman,Ya Hannen,Ya Mennan medet,Ya İlahi

(23):sırat köprüsünden geçerken cehenneme Düşüp, yuvarlanmakdan ancak sen bizleri kurtarabileceğin için,

(24):Mahşer yerinin sıkıntılarından,ancak bizleri sen kutarabileceğin için,

(25):Mizanda ibadetlerimize senin rahimiyetine yakışır şekilde kat be kat mükafaatı ancak sen verebileceğin için ve dahi dilersen ancak sen bizim günahlarımızı ve hatalarımızı sevaplara çevirebileceğin için.Sonsuz hamdü senalar olsn.

 (26).Rasulallah efendimizin ve diğer has kullarının Şefaatlerine ancak sen izin verebileceğin için.Tüm peygaberi zişan efendilerimizin hamdleri adedince sana hamdolsun.

(27):Ya Rabel Alemin, Ancak Sen dilersen bizlerin Rasulallah efendimize ve onun hayırlı ashabı ve ehli beytine komşu yapabileceğin için,Tüm senin sevdiğin ve senin rızanı kazanmış olan insanların hamdleri adedince hamdü senalar olsun.

(28):Ya Rabbel alemin bizlere ancak sen dilersen cennetin ulvi niğmetlerini ikram edebileceğin için,cennetininin tüm madi ve manevi rızıkları adedi ve hikmetlerince hamdolsun.

(29):islam düşmanlarını cehenneme sürüp cezalandıracağın için,

 (30):Herkesi sevdikleriyle birlikte buluşturacağın için,

(31):Diğer peygabberi zişan efendilerimizle ve senin dostların ile sohbet ve ülfet edip muhabbet etme imkanı verebileceğin için,

(32):Ya Rabbel alemin;Bizim bilmediğimiz ve senin bildiğin daha başka niğmetlere ancak sen bizleri kavuşturabileceğin için,hamdolsun

(33):Ya Rabbel alemin; Rüyeti Cemalulha bizleri ancak sen mazhar edip kavuşturabileceğin için sana tüm kainat zerrelerinin mürekkebiatı adedince ve bir o kadar daha, sonzuz hamdü senalar olsun.(Rabbimizin niğmetlerini saymağa kalksak güç yetiremeyiz)

      İşte Ey kardeş; Elhamdülillah tesbihatlarımız ile,Rabbimizin en azından hangi niğmetlerini biraz olsun tefekkür edebileceğimizi,ben kendi kıt aklımca acizane biraz,kapı aralamağa çalıştım.Tabiki tesbihat esnasınada bu kadar geniş tefekkür, edemiyebiliriz Buda doğaldır zaten. Ancak Elhamdülillah derken yinede bu tefekkürü ana hatlarıyla,ve aklımızda kaldığı kadarıyla hatırlamaya çalışırsak tesbihat yaparsak inşallah daha çok feyiz almış oluruz. .

NOT:HAMD:BİZE VE DİĞER İNSANLARA VE TÜM MAHLUKATA GELEN RIZIKlar İÇİN YAPILIR.AYRICA;RABBİMİZİN VAADİNE İSTİNADENDE İLERİKİ ZAMANLARDA GELECEK RIZIK VE HER TÜRLÜ NİĞMETLERİ İÇİNDE YAPILIR.ŞÜKÜR İSE;SADECE KENDİMİZE BİR NİĞMET ULAŞTIĞI TAKTİRDE O ANDA YAPILIR.BUNDANDA ANLAŞILIYORKİ HAMD,ŞÜKRE GÖRE ÇOK DAHA UMUMİ VE KAPSAMI ÇOK GENİŞTİR. 


         ****SELAM VE DUA İLE****

NAMAZ TESBİHATLARI(SÜBUHANALLAH)

     

         BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM                                                                                                                                                               Sahabe efendilerimizden bir kısmı, Peygamber efendimize(a.s.m)'e,Ya rasulallah,Zenginler; Zekat veriyorlar sadaka veriyorlar,Hac ve Umre yapıyorlar ve bizi sevap ve ecir yönünden geçiyorlar deyince,Rasulallah Efendimiz;Size öyle tesbihatlar söyleyeceğimki onları yaparsanız siz ve sizler gibi o tesbihleri söylenler onların sevabına ulaşırlar(Mealen):Her farz namazın arkasından 33 kere Sübhan Allah                                                                        33 kere Elhamdülillah                                                                          33 kere Allahüekber                                                                            33 kere La ilahe İlallah ,Bu gün Biz müslümanlar olarak namazlarımızın sonuda bu  tesbihatları yapıyoruz.Peki biz bu tesbihatları söylemekle aslında ne mek istiyoruz.kendimin bildiği kadarıyla paylaşmağa çalışalım. İnşallah:SÜBHANALLAH :

   (1):ilk birinci tesbihimizi söylediğimizde;Ya Rabbi Senin bir ortağın, dengin olmakdan münezzehsin,

   (2):Hıristiyanların üç ilah yakıştımalarından Münezzehsin      (3):Üçünki kez söylediğimizde Ya Rabbi;sen Yahudilerin,Üzeyir Allahın oğlu, melekler Allahın kızları, Yakıştırmalarından münezzehsin.

   (4)üçüncü kez söylediğimizde; Ya rabbi sen doğurmakdan ve doğrulmakdan münezzehsin

     (5):kez tesbihimizde,Ya Rabbi Sen kimseye muhtaç değilsin, Ehad,sin,Samed'sin

    (6):kez söylediğimizde;ya Rabbi sen,Uyku ve uyuklamakdan beri ve alisin

    (7): kez'de Ya Rabbi;Sen hastalanmaktan, ve Yaşlanmakdan münezzehsin

   (8):kez de ,Ya Rabbi Sen her türlü acıkmak ve susamak gibi ihtiyaçlardan beri ve münezzehsin ......

 .(9):kezde; Ya Rabbi sen Her türlü takatsizlikden ve acizlikden Münezzehsin. 

 (10)kezde; Ya Rabbi Sen;zamandan ve mekandan münezzehsin 

(11)kezde;Ya Rabbi Sen, Zulmetmekten ve zulme uğramakdan  münezzehsin

      (12):kezde, Ya Rabbi;Sen her türlü cehliyetten ve unutkanlıkdan münezzehsin. 

13):kezde,Ya Rabbi;sen yok olmakdan münezzehsin

    (14):kezde, Ya Rabbi;sen Her türlü zaafdan ve acziyetten münezzehsin

    (15):üncü tesbihimizde; Ya Rabbi sen; her cihettden,yönden münezzehsin.

    (16):inci tesbihimizde Ya Rabbi; Sen; Budistlerin ve ateşperstlerin yakışdırmalarından münezzehsin

 (17):İnci tesbihimizde;Ya Rabbi,Sen ateistlerin felsefelerindeki iddialardan münezzehsin.

       (18):tesbihde.Ya Rabelalemin;Sen görememekden ve duyamamak gibi noksanlardan, münezzehsin.

19):Ya Rabbi; sen yorulmakdan ve usanmakdan münezzehsin.  (20 ):Ya rabbi; senin bir dengin ve bir benzerin olmakdan münezzehsin,

(21):Ya Rabbi;Senin yaratmış olduğun yedi kat göklerde ve galeksilerinde hiçbir acziyetin ve kusurun yoktur.

(22): Ya Rabbi senin dünyamızda kurduğun denizler, ırmaklar ve dağlar sisteminde hiçbir noksaniyet yoktur.

(23):Ya Rabbi Canlıların ve cansızların sıra sıra kendilerine has yaratılışlarında hiçbir noksaniyetin yoktur..

(24): Ya Rabel alemin,vucudumuzdaki iç organların ve dış organların bir birlerine mütenasip yaratılışlarında hiç bir eksik ve kusur yoktur.

(25):Ya Rabbi;yağan yağmur ve kar tanelerindeki sisteminde hiçbir noksaniyetin yoktur.

(26):Ya Rabbel alemin:havada uçan ve yerde koşan aklıma gelen veye gelemiyen mahlukatının yaratılmasında ve dizayn edilmeinde hiçbir kusur yoktur.

(27): Ya Rabbel alemin: mevsimlerin arda arda gelmesinde hiçbir kusur yoktur. ...

(28): Güneşin,Ay ın kendi yörüngelerinde dönmesinde ve gece ve gündüzün ardı ardına gelmesinde hiçbir kusurun yoktur.(29):Hasılı kainatda kurulu muhteşem sisteminde hiçbi noksaniyet eksik ve aciziyet eseri yoktur.

(30):Tüm mahlukatın bilerek veye bilmiyerek bir birlerinin yardımına koşturmakda hiçbir eksik ve zaafın,  yoktur. (31):Öldürmek ve yaratmakta aciz kalmakdan münzzehsin. (32):Her şey senin emirin ve buyruğuna amade olup,sen başkalarına  hesap vermekten münezzehsin

       (33): Ya Rabel Alemin Seni her türlü noksandan tenzih ederiz.Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur.Bizleri affet gibi ve herkesin kendi kapasitesine göre tefekkür ederek ve aklımızda kaldığı kadarıyla tesbihatımızı yaparsak inşaalah çok daha feyiz almış oluruz.  .................SELAM VE DUA İLE..

19 Ocak 2015 Pazartesi

EHLİ BEYT SEVGİSİ VE EDEP

                                                         BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM      .            

      De ki: Vazifem karşılığında sizden bir ücret istemiyorum. Sizden  istediğim,ancak akrabaya sevgi ve ehli beytime muhabbettir.(şura suresi 42:23) Peygamber efendimize mezkür  ayeti kerime ile Al i Beyte karşı ümmetin sevgisini  istemesi ile emrolunmuştur.Peygamber efendimiz(a.s.m.) bir hadisi şeriflerinde ise;Size iki şey bırakıyorum;onlara sarılırsanız necat bulursunuz.Biri kitabullah,biri Al i Beytim.Burada sünnetim yerine Rasulallahın Al i Beytim Demesi;Çünki, sünneti seniyenin menbaı ve muhafızı ve her cihetle sıkıca sarılmasıyla mükellef olan,Al i Beyttir.(Lemalar: Bediüzzaman) İşte bu sırra binaendirki,kitap(Kuranı kerim)ve sünnete ittiba ünvanıyla bu hakıkatı hadisi şerifiyle bildirmiştir.Demek Al i Beytten,vazife i  risaletçe muradı,sünneti seniyedir.Sünnet seniyeye ittbaı terk eden,hakiki Al i Beytten olmadığı gibi,Ali beyte hakiki dost da olamaz(Dürdüncü lema:Risaletün.Nur) Peygamber efendimizin Al i beyti ise;H.z. Ali r.a. efendimiz,H.z. Fatmatül zehra Annemiz, H.z.Hasan r.a. ve H.z. Hüseyin r.a. Efendilerimizdir.Peygamber efendimiz bir gün ehli beytini üzerindeki abası altında bir araya getirmişler.işte bundandırki ehli beyte Al i Aba da denilir.''EHLİ BEYTİMİN MİSALİ NUHUN GEMİSİ MİSALİ GİBİDİR.ONA BİNEN NECAT BULUR,ONDAN AYRILAN HELAK  OLUR''(Hadis).

     Ey kardeş;Ehli beyti sevmemiz, Bizzat rabbimizin ayetiyle emredilmiş ve Rasulallah efendimizin hadisleriyle de bizlerden istenilmiştir. Ehli beyti sevmemizin ise, Rasulallahın sünnetine tabii olmamızla mümkün olabileceği bildirilmiştir.Peygamber efendimiz (a.s.m.) bir hadisi şeriflerinde İmamlar Ehli beytim soyundandır.diyor Ne zaman ümmetin başı sıkışsa ve islam bidatlarla karma karışık hale gelmek üzereyken ehli beyt neslinden bir imam gelir.Ümmeti sıratı müstakime,düzlüğe çıkarır.Bu nedenle denilmiştirki her yüz yılda bir yüz yılın müceddidi,her bin yılda bir bin yılın müceddidi gelir.Bu imamlara mutlaka uyulması gerekir. bir müminin manevi olarak yükselmesi ve mana aleminde bir makam verilebilmesi yine ehli beyt soyundan gelen imamların tavasstu ile olmaktadır.(İ.Rabbani), Hatta denilmiştirki bir kişi evliya dahi olsa,eğer devrinin imamını tanımadan ölür ise kabir aleminde çok pişmanlık duyacakmış.Devrinin imamına uyanın itikadi ve imani yönden eksik ve kusurlarını devrinin imamı düzeltir. onu sıratı müstakime ulaştırır İnşallah.Peygamber efendimiz bir hadisi şeriflerinde Ahir zamanda; Ehli beytimden  bir kişi çıkmadıkça  Kıyamet kopmaz diyor.Yani Mehdi.(Alevilerde Onikinci imam olarak.Muhammed mehdiyi beklemektedirler:) Üsdat bediüzzaman r.a.derki ehli beyte, Dünya sultanlığı yarine manevi sultanlık verilmiş.Valilerin sultanlığı yerine velilerin sultanlığı verilmiş,demekle çok muhteşem bir tesbit yapmıştır.  Ehli beyt;ten bazıları,ya zehirlenerek,yada katledilerek şehit edilmişlerdir. Rıdvan Allahü teala aleyhim ecmain. .Ehli beytin soyu ise;

       Hazreti Ali Radıyallahu anh.

       Hazreti Fatma Radıyallahü anh.

       Hazreti Hasan Radıyallahu anh.

       Hazreti Hüseyin Raduyallahu anh.

       Hazreti Zeynel abidin r.a.

       Hazreti Muhammed Bakır Radıyallahu anh.

       Hazreti  Caferi Sadık Radıyallahu anh.

       Hazreti Musa Kazım Radıyallahu anh.

       Hazreti Ali Rıza Radıyallahu anh.

       Hazreti Muhammed Cevat Taki Radıyallahu anh

       Hazreti Ali Naki Radıyallahu anh.

       Hazreti Hasan Askeri Radıyallahu anh

       Hazreti Muhammed Mehdi Radıyallahu anh.(mehdii azam)

 ..Ehli beyti anlatmak böyle bir kaç sayfaya sığmaz.Zira onlardan her birinin hayatı hakkında ayrı bir cilt kitap yazılsa dahi yinede onları tam olarak anlatmış olamayız.Neden dersen;ehli beytten olanların manevi makamlarını ve değerlerini bizim gibiler ne anlaya bilir ve nede tasavvur edip takdir edebilirde ondan.Bizler sadace kitaplarda okuduğumuz kadarıyla ehli beyt imamlarının dünyadaki günlük yaşamlarından ve bazı vukua gelmiş hadiselerinden nazari olarak bahsedebiliriz o kadar.oysaki Ehli beyt soyundan gelen  imamlar yaşadığı kendi döneminde peygamber efendimizin manevi vekili demektir.Bu konumuzu selavati şerifelerle bitirelim inşaallah;Allahhümme salli ala seyidina Muhammedin ve ala cemi'il enbiya'i vel mürseliin,

      Allahümme salli ala seyidina Muhammedin ve ala alihi ve eshabihi ve ezvacihi ve Ehli beyti ve zürriyyetihi  rıdvan Allahü teala aleyhim ecmain.Velhamdülillahi rabbil alamin.

EDEP : İse;güzel ahlakın şubelerinden olup,Müslümana çok yakışan Müslümanca  bir sıfattır.Edep kişinin gerek Rabbine karşı ve gerekse,Peygamber efendimize ve diğer peygamberler ile,Allah dostlarına karşı ve diğer insanlara ve mahlukata karşı islami ölçülere göre söz ve davranışlarıyla gerekli saygıyı göstermek demektir. Bu hususuda özetlemek gerekir ise,edepte Rasulallahın sünnetine tam ittiba ile olur.Peygamber efendimiz Cedelciyi(münakaşa yapan) yermiş,Cedelde aşırı gitmenin münafıklık alamati  olduğunu bildirmiştir.Peygamber efendimiz bir hadisi şeriflerinde;Haksız olduğu için cedelden çekilen kişiye mükafaat olarak cennete bir köşk verilir.Haklı olduğu halde cedelden çekilen bir kişi için ise,Cennetin ortasında(En güzel yerinde) bir köşk verilir.(Mealen) demekle biz ümmetine münakaşadan mümkün olduğu ölçüde kaçınmamızı teşvik etmiştir.Cedelde aşırı giden bir kavimde hayır yokur.Bir kişi ağzının içinin tavanı gözükecek şekilde cedelde bulunuyorsa,o kişi cehennemliktir denilmiştir.Edepli Bir insan Allah c.c.den en azından kavminin(Ailesinin) büyüğünden utandığı ğibi utanmalı, hayasızlık yapmamalıdır. Büyüğüne sagı duymayan, Küçüğünü sevmeyen bizden değildir.Yani imanı kemale ermemiştir.Denilmiş.Edepli bir insan Kuranı kerime sayğlı olmalı,abdestsiz okumamalı, Resulallah efendimizin adı söylendiğinde hemen selatü selam getirmeli, Kıbleye kerşı tükürmemeli ve ayağını uzatmamalı. Güneşe,aya ve kıbleye karşı bevletmemeli ve hatta:bir allah dostunun adı zikredilince toparlanmalı.Zira denilmişdirki Allah c.c Her yerde ve her zaman, hazır ve nazırdır.Allah dostları ise;anıldıkları yerde hazır ve nazır olurlar.ve hatta televizyonda kabe veye bir cemaat önderi veya bir allah dostunu gördüğümüzde bile toparlanmalıyız. Böyle yaptığımız takdirde  faydasını  görürürüz  İnşallah. son  sözümüz ise; Edep ya hu. .olacaktır.

              SELAM  HÜDAYA TABİİ  OLANLARA

12 Ocak 2015 Pazartesi

PEYGAMBER SEVGİSİ VE ŞEFAAT

               BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM


       Peygamber Efendimizi nasıl sevmemiz gerektiğini yine bize en güzel şekilde rabbimiz kuranı keriminde bildirmektedir.işte bazı sure ve ayetler;Allah c.c.bizlere buyuruyorki;Şanım hakkı için size kendiniziden öyle (izzetli) bir peygamber geldiki, sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir.Size düşkündür, Mümünlere karşı çok şefkatlidir, Merhametlidir (Ey şefkatli resul)Eğer(seni dinlemeyip senden)  yüz çevirirlerse,artık deki Allah c.c. bana kafidir. ondan başka ilah yotur.(ben)ona tevekkül ettim ve o büyük arşın sahibidir(Tevbe suresi ayet:128,129),Mezkür ayetlerden ve Rasulallahın Efendimizde onun küçüklüğünden itibaren hayatına biraz olsun baktığımızda her sahada olduğu gibi şefkat konusundada en ileride  olduğunu görürüz zaten rabbimiz kuran kerim ayetleriyle  bunu bize bildiriyor.

Daha henüz yeni doğmuş iken, birşeyler mırıdandığını duyan annesi Amine Annemiz kulagını ağzına yaklaştırıp dinlediğinde ümmeti, ümmeti    diye mırıldandığını işitiyor. Onun Peygamberlik Hayatından öncede sıdkı ile akraba ve çevresindeki insanlara karşı şefkat ve merhametiyle örnek bir insan olduğunu ve hiç yalana tenezzül etmediğini ve özetlersek mekkenin o karanlık ve cahiliye döneminde el emin olarak anıldığını öğrenmekteyiz. Peygamber efendimizin Peygamberliğinin ilk yıllarında Mekke döneminde çekmediği eza ve cefa kalmamış;Peygamberliğinin ilk yıllarında H.z Hatice validemiz ona maddi ve manevi olarak tam destek olmuştur. Allah Hatice Validemizden Gani,Gani Razı olsun. Mekke hayatında Gerek Hatice validemizin vefatı ve gerekse mekke müşriklerinin aşırı tazyik ve hoyratlıkları nedeniyle rasulallah efendimizin çok sıkıntılı olduğu bir durumdayken rabbimiz onu miraçla mükafaatlandırmıştır,(Müminleride çok sıkıntılı durumlara düştüklerinde,güzel ve müjdeli rüyalarla rabbimiz teselli eder.) Peygamber efendimize miraçda,Cennetler gezdirilmiş ve cehennemlikler gösterilmiştir.ve dahi sitretül müntiha ve kabı kavseyine kadar gitmişti,  Rabbimizin rububiyeti ile Peygamber efendimizin ubudiyeti iki yayın birleşmesi gibi yaklaşmıştı Miraç olayında Peygamber efendimize refakat eden cebrail a.s. Sitretül müntihadan sonra Ya Muhammd (Sallahü aleyhi ve sellem) ben bir adım daha atarsam yanarım sen bundan sonra yalnız gitmelisin demişti. Peygamber efendimiz Miraçda Rabbül alemine  Kendi adına veTüm mahlukat adına Hamdini, şükrünü, tesbihlerini sunmuştu. (her beş vakit namazlarımızda okuduğumuz ettahiyyatü duası)Bu duruma şahitlik eden  melekler  kelimeyi şehadet getirmişledi.
Miraçda Rabimiz Ya Muhammed (a.s.m) yalnız sen ve ben varız iltifatına mazhar olunca,Ya Rabbi ben   yokum yalnız  sen varsın senin gayrını senin için terkettim.demişti.Rabbül alemin miraçda peygamber efendimize ve tüm müslümanlara Günde beş vakit namaz kılmayı Amenerasulü ve günahlarına tevbe eden mümünlerin affedileceği müjdelerini vermiştir....... Peygamber efendimiz Mekke hayatı süresince,çeşitli işkence ve açlık sıkıntılarının yanında Diğer müslümanlara yapılan zülümlerdende çok rahatsız oluyordu,Her türlü sıkıntı ve eziyetlere rağmen, hak davasından vazgeçmesi kesinlikle sözkonusu değildi.zira onu rabbül alemin destekliyordu. o karanlık cahileye döneminde,insanların bir tavuk kesmek kadar rahatlıkla katledildiği ve kimsenin kimseye  hesap soramadığı,bazı insanların kız çocuklarını diri diri toprağa gömdüğü,vahşetin vicdansızlığın ayyuka çıktığı bir dönemde,ilahi yardım olmadan hiç kimse islamiyet gibi insan hayatını ve cemiyet hayatnı kökten yeniden düzenleyen. kişi hak ve özgürlüklerini başlatan bir dini yayması mümkün değildi,böyle bir dönemde Peygamber efendimiz bir defasındada H.z.Zeyidle  birlikte taife tebliğ için gitmişlerdi orada taifin yaramaz çocuklarına onu taşlattılar vucudunun bir kısım yerleri ve özellikle ayakları yara bere içinde kaldı yine uhud savaşında savaş minferinin demirleri yüzlerini kanattı ve savaşda dişlerinden bir kısmı şehid edildi. Resulallah efendimizin biz ümmetine islamı tebliğ etmek ve Biz Müslümanların  hem dünyada mutlu ve huzurlu bir hayat yaşaması ve hemde ahirette bizleri kabir azabından, Sırat, mahşer mizan,ve cehennem sıkıntı ve ateşinden kurtulabilmemiz için ve dahi  Cennet gibi sonsuz bir niğmet yurduna dünyada hazırlanabilmemiz için,Normal bir insanın katlanması mümkün olmayan eziyet,tecrid ve sıkıntılara katlanmıştır..
Onun çekmiş olduğu eziyet ve   sıkıntıları anlatabilmek, bu sayfalara sığmaz. Ahirette şefaatçimiz yine o olacak inşallah. Pefgamber efendimiz bir hadisi şeriflerinde;Her peygamberin kabul olunan bir duası vardır,ben ise bu duamı ahirette müslümanların kurtuşu için sakladım diyor.İşte kardeşim biz müslümanların böyle bir şeffi,önderi lideri ve dahi peygamberimiz var,biz müslümanlar olarak elimizden geldiği ölçüde ve tüm gücümüz ve kapasitemize göre peygamber efendimize her halimizle uymağa çalışmalıyız. Gücümüzün yetmediği yerde ise tevbe kapısı açık günde en az 100 kere tevbe etmeliyiz.ve rasulallahın tavsiyesine görede her gün imanımızı ''La İlahe İllallah'' kelimi tevhidi ile sık sık yenilemeliyiz..
      Peygamber efendimiz bir hadisi şeriflerinde benim şefaatim ümmetimden büyük günah işleyenleredir diyor. Bundan şunu anlamak mümkün olabilir;Ümmetinin  Bazı küçük günahlarının salihlerin,Şehitlerin,Sıddıkların şefaatleriyle,en büyük günahlar için ise,  Rasulallahın efendimizin ve diğer peygamberlerin şefaatleriyle inşaallah affedileceğini  anlayabiliriz. Bu duruma bir misal vermek gerekir ise;Bir köy muhtarından, Kaymakam, Vali, Başbakan Cumhur başkanına kadar her kademedeki devlet yetkilisinin kendi makamlarına göre bazı yetki ve tasarrufları olduğu gibi.Ahiret hayatındada Rabbimizin izin verdiği kimseler  şefaat edebilecekler inşaallah. Ahiretki o çetin günde herkesin birbirinden kaçtığı gün,herkesin nefsi nefsi dediği gün RESULALLAH EFENDİMİZ YİNE ÜMMETİ ÜMMETİ DİYECEK Tek çaremiz onun şefaati  Olacak. Peygamber efendimiz daha dünyada iken bizleri bekleyen ahiretdeki çetin günler için uyarmış ve ahiret hayatımız için neler yapmamız gerektiğini söylemiştir.Bir Hadisi Şeriflerinde ''Bir hurmanın Yarısı ile dahi olsa ateşden kendinizi koruyunuz'' demekle biz müslümanlara sadaka vermeyi tevsiye etmiş,Salih kimselerle dostluk kurmamızı,zira bedeni yakınlıkların kalp yakınlığına büyük tesiri vardır.Bu mana icabı olarak velilerden hiç biri sahabe makamına ulaşamaz.''ahir zaman mehdii azamı müstesna. Yemek yedirmemizi ve tanıdığımız veya tanımadığımız insanlara selam vermeyi tavsiye etmiştir. Kerimeleri fatimatül zehra validemize kızım babam peygamber diye güvenme ahiret için azık hazırla uyarısında bulunmuştur. Yine sahabe efendilerimizden birisi ya resulallah dua edinde cennete sizinle birlikte olayım isteğine karşılık öyle ise sende çokca secde yapmakla bu konuda bana yardımcı ol demiştir. Peygamber Efendimiz bir süre vahiy gecikince ufuklara bakar olmuş cebrailin gelmesini beklemiş nihayet Rabbimiz ona VEDDUHA SUREYİ CELİLESİNİ İNDİRMİŞ; BİSMİLLAH; Yemin olsun duhaya (kuşluk vaktine,  ve süküne erdiği zaman geceye (Habibim;ya Muhammed vahiy bir müddet gecikmekle)
Rabbin seni ne terk etti,ne de(sana) darıldı Gerçekten sonraki(ahiret)ise,senin için evelkinden (dünyadan) daha hayırlıdır.ve Rabbin elbette ileride (ahiret gününde)
sana(ümmetinden dilediğine şefaat etme hakkı verecek(sen)de hoşnut olacaksın(O) seni bir yetim iken bulup(seni seçip,amcan Ebu talibin yanında) barındırmadımı Hem (seni henüz peygamberlik ve şeri hükümlerden)habersiz iken seni bulup yol göstermedimi.Hem seni fakir iken zengin etmedimi.O halde yetime gelince, sakın (onu)ezme ve dilençiye gelince sakın onu azarlama.Ve Rabbinin nimetine gelince,artık(onu şükranla) anlat.Vedduha sureyi celilesi inince gerek peygamber efendimiz gerekse sahabe efendilerimiz çok sevinmişler.Zira Vedduha suresinin... 5' inci ayeti kerimesinde;sana ümmetinden dilediğine şefaat etme hakkı verilecek sende hoşnut olacaksın (Mealen)denilmekle sahabe efendilerimiz çok sevinmişler Ehli beyt derki, bizi kuranı kerimdeki en çok sevindiren  ayet Vedduha suresindeki 5'inci ayeti kerimesi  olmuştur derler.Bizlerde Resülüllahın şefatine mazhar oluruz inşaallah.Peygamber efendimize gereken saygı ve sevgimizi söz ve davranışlarımızla ortaya koymamız gerektiği gibi.Sahabe efendilerimize karşıda gerekli sagı duyulmalıdır.Ashaptan bazısını inkar etmek, tamamını inkar etmektir.Zira onlar,Hayrül beşer Resülüllah s.a.efendimizle sohbette ortaktırlar.Sohbetin fazileti ise,Bütün faziletlerin ve kemallerin üstündedir.(Mekt.İ.rabbani),H.z. Osman r.a bir defasında Rasülallahı yanında bulunan sahabe efendilerimizle birlikte evine yemeğe davet etmişti,Peygamber efendimiz hazreti Osmanın evine doğru ilerlerken H.z.osman,Peygamber efendimizin adımlarını sayıyordu,bunu farkeden peygamber efendimiz H.z. osmana neyaptığını sordu, o da adımlarınızı sayıyorum ya Resülüllah dedi, adımlarını niçin saydığını sorunca,H.z. osman Ya Resülüllah evime doğru attığınız her adım için bir köle azat edeceğimde,onun için adımlarınızı sayıyorum demişti, İşte sahebe efendilerimizin peygamber sevgisi, Bizler acizane onun ümmeti olarak,Resülüllah efendimize sevgimizi göstermek için,onun her ismi anıldığında hemen selatü selam getirmeliyiz ve cuma günleride en azında 100 kere selvatü şerife okumalıyız ve ayrıca;hac yapmak nasip olursa hac vesilesi ile veya umreye gidip Resülüllahı mutlaka ziyaret etmeğe gayret göstermeliyiz.Zira peygamber efendimiz, vefatımdan  sonra benim ziyaretime gelenler, beni sağlığımda ziyaret etmiş gibidirler diyor. Allahümme salli ala seyidina muhammed.Şefaat hakkı Rabbimizin izniyle, Peygamberlere,Alimlere,Sıddıklara, Şehitlere ve Allahın seçmiş olduğu salih kullarına verilebileceği  söylenmektedir Rabbimiz her kime şefaat hakkı verir ise elbette o kişi  aynı zamanda şefaat takdiriylede onurlandırılmış olacaktır. Rabbim dilediğini aziz eder,
dilediğinide zelil eder.Mülk onun mülkü o dilediğine mülkü verir. dilediğindende mülkü çekip alır Mülk sahibi ne dilerse o olur.
  Ey bu yazıyı okuyan kardeş sende biliyorsunki Resülüllahı anlatmağa sayfalar yetmez ve onun sevgisine doyum olmaz fakat gel görki zaman sınırlı sayfalar mahdut.son sözümüz ise Allahümme Salli Ala Seyidina Muhammedin Abdike ve Nebiyike ve Rasülüke Nebiyyil Ümmiyyi.olacak..................   

        ****SELAM VE DUA İLE****